“Bulgarlar Türk kökenlidir”
‘’Osmanlı idari ve sosyal uygulamaları ile Bulgarları yok olmaktan kurtardı’’ diyen Prof. Dr. Dinkov, yakın geçmişte Türk asıllı Bulgaristan vatandaşlarını zorla Bulgarlaştırmaya çalışanlara tarih dersi veriyor. Asıl Bulgarların Türk kökenli olduğunu iddia eden tarih profesörü, bazı Bulgar çarlarının Türk asıllı olduklarını, kullandıkları dilin de Türkçe olduğunu belgeleriyle ortaya koyuyor.
Amerika ve Avrupa Birliği’nin uygulamaları ile şu anda Osmanlı’yı taklit ettiğini iddia eden Bulgar tarihçi Prof. Dr. Stoyan Dinkov, Osmanlı İmparatorluğu’nda etnik kimlik bilincinin olmadığını, imparatorluğun birçok kıtaya dağılmış ülkelerinde insanların siyasi ve ekonomik anlamda özgür yaşadığını söylüyor. Bu konulardaki iddiaları ile ülkesindeki fanatiklerin hedef tahtası haline gelen Dinkov’un Osmanlı ve Türk tarihi üzerine tez niteliğinde çalışmaları ve yayımlanmış kitapları da var. Geçtiğimiz günlerde Bulgaristan göçmenleri ile Türk dünyasını temsil eden çeşitli STK’ların konuğu olarak Türkiye’ye de gelen Prof. Dr. Stoyan Dinkov, Bulgaristan ve Türkiye’de düzenlenen konferanslarda yaptığı açıklamalar, ortaya koyduğu çalışmalar ile de dikkat çekiyor. Dinkov’a göre Osmanlı özgürlükçü idari ve sosyal uygulamaları ile Bulgarları yok olmaktan kurtardı.
TÜRKLER İLE BULGARLAR AYNI SOYDAN
Türkler ile Bulgarların aynı soydan geldiğini de ileri süren Prof. Dr. Dinkov Türk-Bulgar ilişkilerinin samimiyet temelli bir bakış açısı ile tekrar yapılandırılması gerektiğini belirtiyor. Dinkov’a göre Türkiye ve Bulgaristan yeni bir Avrasya Birliği’nin temelini atmalı. Bunun Avrupa Birliği’ne yansıması da olumlu olacak, aynı zamanda AB’ye de daha kuvvetli bir katılım sağlayacak. Bulgaristan Yeşiller Partisi’nin de bir dönem genel başkanlığını yapan Prof. Dr. Dinkov Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi içinde ırk ayrımı yapmadığını, her ırkın kendi arasında eşit olduğunu, iktidarda da her ırktan temsilci yer aldığını belirtiyor. ‘’Amerika ve Avrupa Birliği Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş felsefesini kullanıyor” diyen Dinkov, “Osmanlı İmparatorluğu’nda etnik kimlik bilinci yoktu. Osmanlı birliği kanun önünde herkesin eşit olmasını sağlıyordu. İnsanlar siyasi ve ekonomik anlamında özgürdü. Osmanlı imparatorluğu, Amerika’nın ve şu anki AB’nin bir ön örneğiydi” diyor.
“BULGAR ÇARLARI TÜRKÇE KONUŞUYORDU”
Bulgaristan’ın yakın tarihte, uyguladığı soykırım ile Bulgaristan’daki Türkleri zorla Bulgarlaştırmaya çalışması, köyleri, kasabaları tank ve top ile kuşatıp Türk asıllıların adlarını silah zoruyla değiştirmesi, direnenleri katletmesi, sürgün kamplarına göndermesi belleklerimizdeki tazeliğini korurken, Prof. Dr. Stoyan Dinkov’un açıklamaları tarihi karartmaya çalışanların canını sıkacak nitelikte. Yaptığı araştırmalar sonucu elde ettiği bilgiler çerçevesinde hareket eden Dinkov o dönemde Türk asıllı Bulgaristan vatandaşlarını zorla Bulgarlaştırmaya çalışanlara tarih dersi de veriyor adeta. Asıl Bulgarların Türk kökenli olduğunu iddia eden tarih profesörü, bazı Bulgar çarlarının Türk olduklarını, kullandıkları dilin de Türkçe olduğunu belgeleriyle ortaya koyuyor. Bu konuda ‘ Turan tarihi’ adıyla yayımlanmış kitabı olan Stoyan Dinkov’un tezleri Bulgar siyasi tarihinde de mevcut. Geçmişte Bulgar tarih araştırmacılarının bazıları da bu iddiaları ortaya atmış, ancak Stoyan Dinkov kadar ses getirememişlerdi.
“OSMANLI’DA BULGARİSTAN’DA ESARET YOKTU”
Profesör Stoyan Dinkov, Osmanlı ile Bulgarların karşılaştıkları dönemde 300 bin nüfuslu, birkaç bölgeden ibaret olan Bulgaristan’ın, zaten gönüllü bir şekilde Osmanlı hükümdarlığına sığındığını bu şekilde de etnik kimliğini koruyabildiği görüşünde. 1878’deki Osmanlı-Rus savaşından sonra yapılan ilk sayımda, Bulgaristan’ın nüfusunun 7 milyondan fazla çıkmasının kendi tezini doğruladığını da iddia eden Dinkov, Osmanlı’nın Balkanlara ilk ayak bastığında, karşısında aç ve sefil bir Bulgar halkı bulduğunu, onu giydirip karnını doyurduğunu, diline, dinine ve kültürüne sahip çıktığını ve ortada asla bir Türk köleliği olmadığını söylüyor. Dinkov, Bulgaristan’da fanatiklerin sıkça dillendirdiği ve okullarda okutulan tarih kitaplarında da işlenen Batak katliamı iddialarını da reddediyor. Prof. Dr. Stoyan Dinkov Osmanlı yönetimine karşı 21 Nisan 1876’da başlatılan Batak ayaklanması sırasında, çoğu kadın ve çocuk 5 bin kişinin Batak’taki Sveta Nedelya kilisesinde Osmanlılar tarafından kılıçtan geçirildiği”yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı görüşünde. Batak olayının yan yana olan iki köyde gerçekleştiğini söyleyen Dinkov, o dönemde İstanbul’dan Balkanlar’a giden kervanların yol boyunca soyguna uğradığını, olayın da kervanlardan elde edilen ganimetin paylaşımında, köylüler arasındaki anlaşmazlıktan çıktığını vurguluyor.
“BATAK KATLİAMI BİR YALAN”
Olayların insanların yaşam tarzından kaynaklandığını belirten Dinkov’un konu hakkındaki görüşü ve değerlendirmesi de şu şekilde : “Batak’taki olaylar yerel gelişmelerle ilgilidir, ticari sebepleri vardır. Bu olayı özgürlük hareketi olarak nitelendiremeyiz. Bağımsızlık yanlılarının bastırılması olarak değerlendirmemek de lazım. Olayların kriminal bir yönü vardır. Devlet politikası olarak nitelendirilemez. O dönemdeki Karadağ-Sırp savaşı bu olaylara paralel giderken başka devletlerin de ajanlık hareketleri vardır. Önce Müslümanlar arasında korku salarak Müslümanların Hristiyanlaştırılacağı söyleniyor, Hristiyanlara da ‘’Müslümanlar sizi yok edecek’’ diye kışkırtma yapılıyordu. Bu ajanlık işlerini yapanlar daha sonra Balkanları ele geçirmek için çaba gösteren devletlerdir. Osmanlı’nın askeri Karadağ’daki savaşa müdahale etmek için yola çıkarken, bir tarafta da Osmanlı’ya karşı hareketlenen gruplar vardı. Osmanlı yönetimi, olayları yatıştırmak, asayişi sağlamak için asker göndermiştir Batak’a. Devlet müdahalesi var fakat olayları yatıştırmak ve asayişi sağlamak içindir. Bu olaylara Türkler kesinlikle karışmamıştır. Bu olayda Pomaklar ve Hristiyanlar vardır.” Dinkov, yakın köylerdeki Türkler’in Batak olayındaki mağdurlara yardım ettiğini de aktarırken “Bulgaristan’ın resmi tarihinde belirtildiği gibi olayları ‘Türklerin yaptığı’ yönünde bir gerçeğe dayanmamaktadır. Türkler oradaki mağdurlara yardım etmişlerdir” diyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder